mobil

Mobil web uygulamalarının çağı başlıyor

Akıllı telefonlar, tabletler, 4G, akıllı televizyonlar ve Her Şeyin İnterneti… Mobil teknolojinin gelişimi neredeyse ışık hızında. Yazılımda, servislerde ve son kullanıcı deneyiminde artık ana faktör mobilite ile belirleniyor ve yaşanan gelişmelerdeki bu hız da mobil sektörün mobil web deneyimine bakış açısı üzerinde doğrudan bir etki sağlıyor.

Tüm mobil ekosistem içerisinde mobil web deneyimini geliştirme çabaları artık önceliklerin başında geliyor. Bunun bir sonucu olarak da günümüzde mobil tarayıcılar iki yıl öncesine kıyasla çok daha gelişmiş bir kullanıcı deneyimi sunar hale geldiler. Peki gittiğimiz noktayı merak ediyor musunuz? Kullanıcılara “native” bir deneyim sunarken dağılıp gitme oranını azaltan ve bu yönüyle geliştiricilerin hayatlarını kolaylaştıran, yeni nesil HTML5 uygulamalar elbette. İşte bunlar mobil yazılım konusunda gelecek dönemin en önemli konusu olacak.

Mobil web hızlı bir şekilde gelişmeye devam ettikçe mobil tarayıcılara da yeni özellikler ekleniyor ve böylelikle cihaza gömülü uygulama geliştirme sürecinin de dahil olduğu bir özellikler paritesini mümkün kılıyor. Geliştiriciler yakında cihaza gömülü uygulama performansı ve işlevselliğine paralel web uygulamaları yazabilecekler. Üstelik bunlara cihaza gömülü uygulama geliştiricilerinin faydalandığı donanım özellikleri ve kaynaklara da ulaşabilecekler. Ayrıca tarayıcı standartları bilişim platformları arasında yaygınlaştığı için geliştiriciler uygulamalarının çok daha az versiyonunu yazmak durumunda kalacak.

Geleneksel web ve uygulama dünyasını düşündüğümüzde mobil olmadan ikisini birbirinden ayıramayacağımızı düşünürüz. Geleneksel masaüstü bilişim dünyasında tüketici servislerinin dünyası web’in ta kendisiydi. Cihaza gömülü kavramı ise yalnızca sınırlı sayıdaki etkinliklere ayrılmış bulunuyordu. Peki web’den başka nerede uygulamanızı yayınlayıp geniş bir kitleye tanıtabilirsiniz? Facebook’un kullanıcı arayüzünü her yenilediğinde sizi yeni bir yazılım yüklemeye zorladığını düşünebiliyor musunuz? Kesinlikle işe yaramazdı. Web’in cihaza gömülü kavramına kıyasla uygulama platformu sunma açısından daha basit bir ortam sunması mobil alan için daha da ilgi çekici. Bunun sebebi de mobil alandaki kısıtlamaların daha fazla olması. Mobilde cihaza gömülü uygulamalardan web uygulamalarına geçişi tamamlamak için yapılması gereken, uygulama geliştiricilerine cihaza gömülü uygulamalar ile aynı işleve ve güce sahip web uygulamaları yazma becerisini sunmaktır. İşte bu yavaş yavaş olmaya başlıyor. Geliştiricilerin web uygulamaları yazmasına olanak tanıyan ve cihaza gömülü uygulama ile paralel işlevselliğe sahip Uygulama Programlama Arayüzleri bu yıl kullanıma açılacak. Son kullanıcılar ne bu farkı anlayacak ne de umursayacaklar. Günümüzde bile mobildeki birçok “cihaza gömülü” uygulama keşif, ödeme, indirme, yükleme ve başlatma gibi uygulama mağazası paradigmasına uyum kazandıran, sarmalanmış web uygulamalarıdır. Ancak web uygulamalarına geçiş yapmak düopolünü kıracak. İşletim sisteminden bağımsız olarak parasal değere kavuşturulabilen ve web’in her yanından erişilebilen uygulamalar ortaya çıkacak.

Kimileri web’in internet bağlantısı gerektirdiğini ve cihaza gömülü uygulamanın çevrimdışı olarak da çalışabildiğini söyler. Ancak artık bu ayrım HTML5 sayesinde geride kaldı. Özelliklere çevrimdışı modunun eklenebilmesiyle birlikte web uygulamaları da tıpkı cihaza gömülü uygulamalar gibi internet bağlantısı gerektirmeden çalışabiliyorlar. Ayrıca neredeyse tüm cihaza gömülü uygulamaların bağlı bulundukları her anda internetten veri indirdiğini de unutmamalıyız. Günümüzde çevrimiçi çevrimdışı gibi tartışmaların artık bir geçerliliği kalmadı diyebiliriz.

Peki cihaza gömülü uygulamalardan web uygulamalarına sert bir geçiş yaşayacak mıyız? Hayır. Yalnızca cihaza gömülü ile web arasındaki çizgilerin bulanıklaştığı ve bir uygulamanın hem cihaza gömülü hem de web uygulaması olabileceği bir gelecek tasavvuru yapmak mümkün. Ancak halihazırdaki ivmenin web uygulamalarının lehine olduğunu da söylemek gerek. Eninde sonunda mobildeki başat uygulamalar web uygulamaları olacak. Böylelikle de tarihteki en büyük bilişim platformu olan mobil, gezegendeki en büyük geliştirici nüfusuna erişebilecek.

Bu değişimin en büyük faydası da tüketicilerin tamamen bağlantılı bir dünyayı ceplerinde taşıyabilmeleri olacak.


aaaaaaaaaaaaaa

Google Nisan ayında web sitelerinin mobile uyumunu analiz etmek ve mobil web site oluşturulmasını sağlamak için HowtoGoMo.com‘u yayına almıştı. İngilizce yayına başlayan hizmet artık Gomo.com.tr altında Türkçe hizmet veriyor.

Google Türkiye blogundan haberini aldığımız bu yenilikte web sitelerinizin mobil cihazlara ne kadar uygun olduğunu GoMoMetre ile ölçebilir, daha mobil uyumluluğunu arttırmak için gerekli araç ve kaynakları kullanabilir ve mobil web sitenizi oluşturabilirsiniz.

Google Türkiye bir açıklama yapmamış ama daha önce web sitelerinin akıllı telefon ve tabletlere özel mobil sürümlerine 12 ay süresince ücretsiz olarak sahip olunabileceğini açıklamıştı. Ourmobileplanet.com ise daha önce Türkçe olarak yayına başlamıştı.

Google, bir mobil işletim sahip olması açısından mobil değişimi oldukça önemsiyor ve mobile geçişte de internet kullanıcılarının yanında olan ilk şirket olmak istiyor. Analiz ve reklam servislerinin mobil tarafa aynı pazar payı ile geçişini de bir bakıma garantiliyor.

Gomo’da mobil ortamın neden önemli olduğuna, bu konuda verilen 10 ipucuna, araştırmalara ve başarı hikayelerine ulaşabilirsiniz. Ama Google Türkiye bloguna yorum yapmanız halen mümkün değil.

Bu arada Google’ın Think Insights toplantılarının bugün ilk kez Türkiye’de düzenlendiğini de paylaşalım.

GÜNCELLEME: Web sitenizi mobile taşıyacağınız 12 ay ücretsiz olarak sunulan aracın gomo.dudamobile.com adresinden erişebileceğiniz bir hizmet olduğunu öğrendik. Buna göre verilen bu hizmetin yıllık bedeli yaklaşık 200 TL (108 dolar).