Google, DNA ve internet sarmalının neresinde? Hepimiz Google’yiz

Google, DNA ve internet sarmalının neresinde? Hepimiz Google’yiz

Dünya denen bu mavi gezegende bu kadar farklılık içinde hep bir bütünsellik olması size de garip gelmiyor mu? Her şey kendi sistemi içinde ilerlerken bile farklılıkların nasıl da bütünü oluşturduğu seyretmek bu dünyanın en eğlenceli işi olsa gerek. Sonuçta, doğanın bu dengesi ve altındaki bu ileri matematik, doğanın en gelişkin tanımı gibi. Tam da bu noktada size bir anekdotumu aktarmak isterim.

Lisans eğitiminde aldığım ilk derslerden biri, doğaya yabancılaşan her şeyin bir gün mutlaka yok olacağıydı. Bu önermenin yanı sıra, doğaya ait ve yok olan tek hücreli bir canlının bile insanın kaderini doğrudan etkileyeceğiydi. Belki de sizi hiç ilgilendirmeyecek bu girişi neden yaptım? Cevap çok basit. Eğer gerçekten okumanız gerekmeseydi okumazdınız da ondan :)

Gelelim icat çıkartmaya...

Teknik ya da teorik; doğaya ait olan, doğadan esinlenen her şey mutlak başarıya ulaştı, ulaşıyor ve ulaşacak. Tıpkı Google gibi…
“Google mı o da nerden çıktı şimdi? Doğa ile dijital dünyanın ne ilgisi var?” diyebilirsiniz ama işin özünde çok ilgisi var. Çünkü “doğa” kelimesi ile ifade edilen kavram çiçek, böcek, ağaç, orman vb. da kapsamakla birlikte aslında çok daha geniş anlamdadır. Etrafımızda doğaya ait olmayan hiçbir şey yoktur. Sadece kötü taktikleri vardır. Sözde “doğal yaşam” denen kavram, aslında insanı doğasına uygun olmaktan uzaklaştırarak sistemin ikilik yaratmak için kullandığı basit yöntemlerden biridir. Bu da başlı başına bir konu tabi!

Gelelim Google’ye… Bilgi ve deneyimlerin zaman içinde geliştiği ve evrimleştiği DNA havuzu ile tüm bilgilerin kaynağı Kevser Havuzu kavramları ne kadar benziyor değil mi? Google aslında insanın sahip olduğu tüm bilgileri anımsatırcasına doğanın bu özelliği ve kuralının başarılı bir kopyasıdır. Dijital dünyanın Google’si, dinamiklerini ve kurallarını dünyanın işleyiş sistemi esaslarına göre kurduğu için Google olmuştur.

Her kavram ya da oluş formu kendini farklı şekillerde gösterebilir. Anne ve babanızla kurduğunuz sosyal ilişkinin yönetici ve patronlarınızla kurduğunuz ilişki ile benzeşmesi gibi… Burada asıl önemli olan ruhun deneyimlediği bilgilerdir. Her bilgi ve o bilgiye erişme gücü insana verilmiş olmasına rağmen, ulaşamayabilir. Aslında, bir an kadar yakın, bu erişim gücünü belki de bu hayat versiyonunda hiç kullanmadan bile göçüp gidebilir. Düşünüldüğünde ne kadar basit ve ne kadar kolay bir yönetimi zorlaştırdığımızı düşündükçe, neden diye sormadan edemiyorum. İnsan bir anda tüm kâinatlara erişebilir. Peki, bu durumda Google’den farkınız ne? Bir bilgiye ulaşmak istediğimizde, Google’leşip gelecek verileri değerlendirerek sonuca ulaşmak çok da zor olmadığı halde, bugün pek çok insan için en temel bilgilere bile ulaşmak neden hâlâ hayal gibi?

Tüm o zamanlardan bu yana dengeler çoktan değişti; ama kanunlar aynı kaldı. Artık bilgiye ulaşmak değil, bilgiyi kullanmak zamanıdır! Nasıl kullanacağınızın yol haritasını belirleyen ise kalp, metamorfik anlamda AŞK’tır. Kaynağı tek olan bilginin, nasıl ve neye hizmet edeceği konusu da insanın hür iradesindedir.

Sonuç itibariyle hepimiz Google’yiz.

Sevgiler,